Sakin Bir Ortam Arıyorum Orda
Gülen bir dünya baktığın umutla
Üzüntüden yoksun sade bir dünya
Rüyaların fırtınasından çok uzakta
Sakin bir ortam arıyorum orda
Ezilmeden ezmeden yürümek durumunda
Lüzumlu lüzumsuz hissettiğim anlarda
Gün geçer ömür biter ellerde
Üstlendiğin fikirlerin getirdiği düşlerde
Lale misali kızaran o kırmızı içinde
Efkârın coştuğu müziğin ritminde
Vakit varken çık gel gerçeklere
İtibarının hak ettiği geleceğe.
Ahmet Nuray
Kuantum düşünce gurubu
http://www.ahmetnuray.com
erkek kadına dedi ki:
-seni seviyorum,
ama nasıl,
avuçlarımda camdan bir şey gibi kalbimi sıkıp
parmaklarımı kanatarak
kırasıya
çıldırasıya...
erkek kadına dedi ki:
-seni seviyorum,
ama nasıl,
kilometrelerle derin, kilometrelerle dümdüz,
yüzde yüz, yüzde bin beş yüz,
yüzde hudutsuz kere yüz...
kadın erkeğe dedi ki:
-baktım
dudağımla, yüreğimle, kafamla;
severek, korkarak, eğilerek,
dudağına, yüreğine, kafana.
şimdi ne söylüyorsam
karanlıkta bir fısıltı gibi sen öğrettin bana..
ve ben artık
biliyorum:
toprağın -
yüzü güneşli bir ana gibi -
en son en güzel çocuğunu emzirdiğini..
fakat neyleyim
saçlarım dolanmış
ölmekte olan parmaklarına
başımı kurtarmam kabil
değil!
sen
yürümelisin,
yeni doğan çocuğun
gözlerine bakarak..
sen
yürümelisin,
beni bırakarak...
kadın sustu.
sarıldılar
bir kitap düştü yere.
kapandı bir pencere...